öncekiHayvan hakları ve hayvanlara gösterilen şiddetsonraki


hayvanhaklari.jpg

Ben hayvanları çok seviyorum, onlara işkence edilmesini elbette doğru bulmuyorum bunu savunmuyorum ama insanları daha çok seviyorum bunun daha önemli olduğunu düşünüyorum.. Yani terazinin bir yanına insan haklarını diğer yanına hayvan haklarını koyarsak elbette insan hakları daha ağır basacaktır benim için..

Bahsettiğim şey insanların zevk için, eğlence için yahut saçma sapan gerçekte gerekli olmayan sebeplerden ötürü kendilerinde hak bulduğu eylemler değil elbette.. Yani insanların sırf kürkleri için tavşanlara yahut diğer kürk hayvanlarına yaptığı aşağıdaki videolardaki gibi saldırganlıklardan şiddet eylemlerinden bahsetmiyorum bunların doğruluğunu elbette savunamam..

Zihinsel engelli bir askerin bir kediye saldırmasını elbette doğru bulamam bunu savunamam.. Kedi gibi insana saldırabilecek bir potansiyele, güce kuvvete sahip olmayan bir hayvana hangi gerekçeyle saldırılabileceğini anlamam mümkün değil elbette..

Ama bir de insana saldırabilecek potansiyele sahip hayvanlara karşı gösterilen şiddet eylemleri var değerlendirmemiz gereken.. Yani bir hayvanı avlamak amacıyla silahlanıp ormana gidip bir aslan öldürmek başka birşey.. Ama kendini savunmak amacıyla taşıdığı silah ile orman gezisinde bir hayvanı mecbur kaldığı için öldürmek başka birşey.. Yani avlanma yeteneğini geliştirmek yahut avcılığı bir meziyet bir yetenek bir meslek olarak görüp hayvan öldürmeyi de doğru bulmuyorum.. Bunun belli mevsimlerde değil tamamen yasaklanması gerektiğini düşünüyorum.. Avcılığın tamamen yasaklanması bu tür bir lisans verilmemesi gerektiğini düşünüyorum..

Yine de madalyonun diğer yüzüne baktığımızda savunma amaçlı saldırılar da mevcut.. İşte burda ben doğal olarak insan haklarının daha ön planda tutulması gerektiğine inanıyorum, hayvan hakları savunucularının gözden kaçırdığı noktanın bu olduğuna inanıyorum..
Dikkate almamız gereken, ilk anda aklımıza gelmeyen, hayvanların insanlara karşı gösterdiği saldırganlıkların mevcut olduğuna inanıyorum.. Örneğin ben sabah erken saatlerde işe gidiyorum organize sanayi bölgesinde çok sayıda sahipsiz sokak köpekleri var ve sabah saatlerinde ortalıkta kimse olmadığından birden bir insan yahut araç gördüklerinde anormal geliyor bu onlara ve havlıyorlar işin kötü tarafı birtanesi havlasa hepsi başlıyor havlamaya ve etrafını sarmaya başlıyorlar bu gördükleri insanın yahut aracın.. Onların bilinçsizce gösterdikleri bu tepkiyi doğal olarak kabul ediyorum ama ya saldırırlarsa diye ödüm patlıyor hergün.. Yani düşünsenize sabahın köründe birsürü yol katedip işe gidiyorsunuz; trafik, kalabalık, hava sıcaklığı yahut havanın soğukluğu canınızı sıkıyor yol boyunca işe zamanında yetişememe ihtimali var her gün her sabah onun verdiği gerginlikte var üzerinizde ve her gün başınıza gelen şey etrafınızı saran sahipsiz köpekler (ki on ya da onbeş köpekten bahsediyorum) ve gösterdikleri saldırganlık.. Bu ne kadar can sıkıcı bir durum bunu anlatamam.. Ben çok rahatsız oluyorum bu durumdan ve açıkçası bunun nasıl sonlanacağını buna nasıl son verebileceğimi planlamak zorunda kalıyorum.. Acaba bozuk, zehirli et mi getirip dağıtsam, yoksa bir silah getirip hepsini vursam mı diye düşünmek zorunda kalıyorum.. Her gün sabahın köründe katlanmak zorunda kaldığım stres yetmiyormuş gibi bir de işyerime giderken maruz kaldığım gerginlikle nasıl başedebileceğimi bilmiyorum... Hergün o köpekler etrafımı sardığında ha saldırdılar ha saldıracaklar diye gerilmekten, onlardan uzaklaştığımda tehlike bir anlığına geçtiğinde, kendimi toplamak adına duraksıyorum ve soluklanıyorum o anda kendimi gözlemlediğimde bacaklarımın titrediğini karnımda tarifsiz bir karıncalanma olduğuna şahit oluyorum.. Bu tür bir ruh halindeyken nasıl verimli çalışabileceğimi düşünüp duruyorum kendimi çok kötü hissediyorum çünkü.. İşte bu yüzden onlara zarar verme eğiliminde olmamı ruh hastalığı olarak göremiyorum bunu saldırganlık olarak göremiyorum çünkü bir insan olarak gereksiz bir gerginliğe maruz kalıyorum ve kimsenin bu durumu engellemek adına yaptığı birşey olmayınca kendimin bu duruma son vermesi gerektiğini düşünmek zorunda kalıyorum.. Ne yapacağıma henüz karar vermedim ama eğer olurda bir süre sonra o köpeklere zarar vermek zorunda kalırsam beni mazur görün burada bunun sebebini şimdiden açıklıyorum bu yazdıklarımı savunma dilekçem olarak kabul edin lütfen..

Şimdilik katlanmaya çalışıyorum bu yaşadığım duruma ama olur da birgün artık dayanamayacak duruma gelip bir zarar verirsem beni anlayın diye yazdım bunları.. İlk önce belediyeye köpekleri toplaması için bir talebim olduğunu bildireceğim ama eğer toplamazlarsa yahut topladıklarından sonra başka köpekler gelirlerse ben aynı duruma maruz kalmaya devam edeceğim ve açıkçası birgün saldırıp saldırmayacaklarını düşünmekten nasıl kurtulacağımı hayal edemiyorum.. Neyse kalın sağlıcakla.. İnşallah saldırmazlar yaut inşallah toplarlar o köpekleri..


Ahmet TATAR